Anasayfa > Sağlık > AL YANAKLI HANIMLAR

AL YANAKLI HANIMLAR

Mevsiminde hormonsuz ve dogal yetişen iki domatesi alıp kabuklarını soyun ve rendeleyin. Suyunu süzdükten sonra yüzünüze sürün ve yarım saat bekleyin. Haftada bir kaç defa yapacagınız bu işlem al renkli ve parlak yanaklara sahip olmanıza yardım eder.

Yanlız arkadaşlar bunu ben denemediğim için neticesini bilemiyorum. Yapar denersiniz, memnun olmazsanız sorumlu değilim.Açık ağızlı

Kaynak ve resim: Hürriyet yayınları Dr.Cenk Durmuşkahya

Kategoriler:Sağlık
  1. Unknown
    29 Temmuz 2009, 15:29

    Aslında deneseydiniz iyi olurdu işe yarayıp yaramadığını anlar ona göre uygulardık…:)iyi günler sevgiyle kal arkadaşım

  2. ayça
    29 Temmuz 2009, 15:36

    Çok ilginç birisin bundan sonraki yazınıda merakla bekliyorum sevgiyle kal canım

  3. SL
    29 Temmuz 2009, 15:44

    Domatesi pişmiş yemelisinizDr. Gaynor, yine son zamanlarda kanserden korunmanın yolu olarak koyu renkli, özellikle de kırmızı sebze ve meyveleri tüketmemiz gerektiği söyleniyor? Siz ne diyorsunuz?Karoten ailesinden söz ediyorsunuz. Karotenler yağda çözülen pigmentlerdir. Kimyasal akrabalarının adı A vitaminidir. 600 kadar karoten içeren bitkinin içinden 50 kadarının böbreklerimizde A vitamine çevrilebilme özelliği olduğunu biliyoruz. A vitamini bağışıklık sistemimiz için en önemli vitamindir, enfeksiyonlarla savaşır, hücre yapısının bütünlüğünde önemli rol oynar. Fakat fazla alınan A vitamini toksiktir. LİK, kırmızı bir pigmenttir ve domates, havuç, kayısı, kırmızı biber, greyfut ve karpuzda bolca bulunur. Beyler, prostatınız domatese bayılır.Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, artan likopen tüketimi eşittir düşük prostat kanseri riski. Eğer her hafta 10 porsiyon dometesli gıda alırsanız prostat kanseri riskinizi % 45 azaltırsınız. Beslenme uzmanlari genellikle sebze ve meyveleri çiğ tüketmemizi tavsiye ederler ama bu likopen için tam tersidir. Pişmişi çok daha etkilidir, çünkü sindirim sistemimizin, çiğ domatesten alabildiği likopen miktarı çok düşüktür.Protein ve liflerin içinde kilitli duran karoten pigmentleri ancak pişirilince serbest kalır. LUTEİN ve ZEAXANTHİN, bu iki karoten çeşidi daha çok kara lahana, yeşil lahana, ıspanak, mısır ve sarı renkli sebzelerde bulunur ve meme kanseri riskini düşürür. Buda benden olsun DOMATES’in FAYDALARI mevzuunda…:)Selamlar…

  4. MAVİ
    29 Temmuz 2009, 16:13

    tesekkur ederız denıyebılırım test ederım sonucunu bıldırırım

  5. hale
    29 Temmuz 2009, 17:20

    bence denenmemiş bir şeyi bloğa eklemen hoş olmamış alp bey

  6. *BİZİM AŞKIMIZ EBEDİYETE KADAR*
    30 Temmuz 2009, 02:33

    Aaaa bunu da denemeden yazmışsınız ama alp bey bu hiç oluyormu bence gelin bu uygulamayı önce sizin yanaklarda bir deneyelim sonra belki bende denerim nasıl olur önce siz sonra ben…:)by

  7. DUNYA AJANS mustafa
    04 Ağustos 2009, 22:35

    Allah`a dayan, sa`ye sarıl, hikmete râm ol!`Yol varsa budur başka bilmem çıkar yolSorsalar,tanımam bilmem kendini Bildiğim,bir güzel GÜL’ AYA hasretti Gönlünün muradı yıktı bendini Kapılıp gittiği SEL’e hasretti. Sevgiyi yıllarca aradı belki Gönülleri bir bir taradı belki Buldu,huzurunda eridi belki Bulduğu o nurlu YOL’a hasretti. Doğdun ve büyüdün,geçti mi yıllar? Acıyı tatlıyı seçti mi yıllar? Hizmetle çiçekler açtı mı yıllar? Vuslata erdiği bu YIL’a hasretti. Hasretti yıllarca güzel olana Hasretti gönülden dil’e dolana Hasretti yürekten seslenip ona Kulağında çınlayan GÜL’ AYA hasretti. Sevgisiz yaşamak ne zorlu çile Yaşamıyor onsuz çiçekler bile Gülistan kokusuz sessiz bülbüle Sözlükte olmayan DİL’e hasretti. Görmek ve bilmek ,işte dört hece Doğruyu yaşamak gündüz ve gece Teslimiyet denilen zorlu bilmece Edep çizgisinde KUL’a hasretti. Hayallerin mi vardı genç kızlığın da? Bir sevda masalı yalnızlığında Kavrulmak bir terim aşk sözlüğünde Yanıp tutuştuğu KÜL’e hasretti. Kurumuş toprakta bir küçük fidan Kavrulup gitmek ihtimal her an Sevgi damlasını verdi BAHÇİVAN Yeşerip açtığı DAL’a hasretti. Önünde açıldı bir hizmet yolu Gönlüne serildi sevginin tülü Vızılda dediler,peteğin dolu Damağına sürülen BAL’a hasretti. Dediler,zulmeti aşkıyle söndür Yüzleri nefretten sevgiye döndür Biçareyi bu son kervana bindir Muradı köprülük,SAL’a hasretti. Bir yer vardı hep dosdoğru gidilen İkramında helal lokma tadılan HAKKA boyun büküp tövbe edilen Uzanıp tuttuğu EL’e hasretti. Bildi ki bu yol kutlu bir yoldu Hizmetin tadı kalbine doldu Sadakat adıyle bilinir oldu Hizmetle son bulan ROL’e hasretti……….. O’nun sevgisiyle yaşayan,yaşamış ve sonsuza kadar yaşayacak olan bütün kalplere… Sevgisi denizlere sığmadı Dostlar şahidimiz…Zalimin Güçlü, Zulmün Sınırsız Olduğu DönemKim demiş Yahudi’nin bükülmez hiç bileğiGün gelir isyan kokan bilekler de bükülürSonunda kabul olur mazlumların dileğiVe Kudüs yollarına papatyalar dökülürYahudi kahrolacak budur ilahi yasaŞeref ve namus için imzalandı bu akitEy benim kara sevdam gözyaşını artık silDaha çok direnmenin vaktidir gelen vakitŞimdi ağlamanın ve susmanın vakti değilİşte haykırıyorum üstüne basa basaFilistin başımızın üzerinde nur gibiHaysiyettir, şereftir, memlekettir, vatandırSanki günde beş vakit karşımda durur gibiElleri ellerimde sevdayı anlatandırDilerim yüreğinden eksilmesin hiç tasaŞahadet türküleri hep bir ağızdan derkenÜfürür tatlı tatlı sonsuz alemin yeliBugün olmazsa yarın ve belki daha erkenElbet ödetilecek ihanetin bedeliYenildi bir hevesle, hırsa ve ihtirasaSet tarsın sen, setr eyle, rüsva etme âlemeMecalsiz bedenimi sürükleme alemeHâlimi arz etmeye yetmez hiçbir kelimeHakikat atlasını önüme ser ya Rabbi!…Amacım insana hizmet değilse Neden efkârıma dost arıyayım? Benimki sadece aşka meyilse Neden efkârıma dost arıyayım? Hoyratça soldursam açan gülümü Hissederim içten gelen ölümü Çöle ulamışsam kendi çölümü Neden efkârıma dost arıyayım? Sulu sepkenlere dönse gözyaşım Zirveden inmese belalı başım Zamanla yarışıp yükselse yaşım Neden efkârıma dost arıyayım? Meğerki kaybetsem yaren yoldaşı Neme gerek artık gönül sırdaşı Netice bağrıma basmaksa taşı Neden efkârıma dost arıyayım?Yüce Rahman adıyla sana verdim selam Gel dostum oturalım edelim iki kelam Paylaşalım acımızı dinleyelim meram Can dostluk kolayına kazanılırmı Sızlayan yüreği dost gibi saran olmaz Her aradığında dost gibi can bulunmaz Yaralıyım yanmışım sesimi duyan olmaz Can dostluk kolayınan kazanılırmı Derdim çok dostum beni dinlermisin Bir acı kahveni benden esirgermisin Dost kapını çalsam misafir edermisin Can dostluk kolayına kazanılırmıAşık alır sazı görmese de eline Söz söyler yürek düşer ateşe Kim bakar o zaman güzele çirkine Dost dost diye diye vurur sazın teline… Seherde doğarsın güneşle birlikte Azık diye koyarsın sevgiyi heybene Gönül saray olur çatı olmasın üzerinde Dost dost diye diye vurur sazın teline… Kime kalmış koca dünya sana da kalmaz Karun olsan da kapılar parayla açılmaz Mevlam yol vermezse dağlar aşılmaz Dost dost diye diye vurur sazın teline…Anladım ey dost anladım artık Bendeki bu sıkıntılar maddi değil Anladım ey dost anladım artık Bende ki bu açlık manevi Bendeki dertler dermansız değil Bendeki yaralar merhemsiz değil Ve bendeki dost dostsuz değil Anladım ey dost Anladım artıkFelek yerden yere, vurdu bir kere Sinmeyip de, ya dost, garip neylesin? Döktüğü göz yaşı, oldu bir dere Dinmeyip de, ya dost, garip neylesin?Gönlüm ne yardadir ne serde Hak bildigim gönül verdigim yerde Duaciyim gönül dostlarima vakti seherde Dost meclisine girmeye geldim Gönül ne cayhane ister ne kahvehane Gönül sohbet ister kahve ise bahane Dost meclisinde dökülür sözler dane dane Dost meclisinden dem almaya geldim Dost meclisinin havası bile başka Sohbetler kaynatılır gönül gelir aska Gönül dostlarının sohbetleri bile bambaşka Dost meclisinde pişmeye geldimAğlayı ağlıyı durma karşımda Dost beni gönder de var andan ağla Kirpikleri top top etmiş kaşında Dost bizi gönder de var andan ağla Dostun zülüfleri bölük bölüktür Menim ciğerciğim delik deliktir Muhabbetin sonu tez ayrılıktır Dost beni gönder de var andan ağlaGünler hep güzeldir, Cuma en güzel. Gönül dergahın da, ağlayınca dost. Öyle bir vakit ki, mümine özel. Gönül dergahın da, ağlayınca dost. O gün o saatte, son bulur acı. Cümlesi dertlerin, olur ilacı. Yeter ki olmasın, kalp liracı. Gönül dergahın da, ağlayınca dost. Gülistan gülleri, dosta feda dır. Dostun dergahında, hoş bir seda dır. Cuma bereketi, dost Kuran’da dır Gönül dergahın da, ağlayınca dost..Gönülden gönüle geçen her söze Bir başka oluyor dost muhabbeti Dostla huzur bulur bu can yüz yüze Bir başka oluyor dost muhabbeti Haliyle diliyle dostun yanında En ufak mimiği anlar anında Her zaman dostunun hüsnü zanında Bir başka oluyor dost muhabbeti Arayıp da sorar görmezse onu Bulmazsa zor gelir o günün sonu Konuşurken hoştur sesinin tonu Bir başka oluyor dost muhabbeti Kolay anlaşırlar kafaları bir Bir birine uykun sefaları bir Başına hal gelse çefaları bir Bir başka oluyor dost muhabbetiNe aran yabancı gönül bağımdaHer gelen mihmana gülüm yok benim Yanmış yüreğine sular serpecekÇağlayanlar tutmuş gölüm yok benimBakmadı gözlerim yadı yabanaAltını akçeyi katma çabanaBenim için yakma yazık abanaKutnu kumaş dokur elim yok benimYarimden başkası süslemez düşümOndan gayrısına açılmaz döşümŞükürler Allah’a eğmedim başımTöreleri çiğner yolum yok benim Dokunmaz ŞAHİNİ mahrem haramaİnanmazsan getir tuz bas yaramaTaşlar dile gelir bende aramaİhanete aşna dilim yok benimYedi iklim yedi devlet dolaştım Yer üstünde yer altında çalıştım Her cefaya her eleme alıştım Alışılmaz, dayanılmaz bu hasret Gönlüm yara bağrım hicran doludur Bu hasretim yerden gökten uludur Ben ölmedim umutlarım ölüdür Alışılmaz, dayanılmaz bu hasret Bilmeyenler anlayamaz derdimi Gölge olur olmaz bana yardımı Hasret ile sayıkladım yurdumu Alışılmaz, dayanılmaz bu hasretZülf-ü kâküllerin amber misali Buy-u erguvan dan güzelsin güzel Kızarmış gonca gül gibi yüzlerin Şah-ı gülistan dan güzelsin güzel Yüzünde yeşil ben aşikar olmuş Çekilmiş kaşların zülfikâr olmuş Gözlerin aleme hükümdar olmuş Mihr-i süleyman dan güzelsin güzel Kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet Hatmolmuş kadrinle tûbayı hikmet Cemalin seyreden istemez cennet Sen huri gılman dan güzelsin güzel Gözlerin velfecri benzer imrân ‘e Seni seven âşık olur divane Yanakların şûle, vermiş cihana Yüz mahı taban dan güzelsin güzel Çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin Âşıkın öldürür şirin sözlerin Mısrın hazinesi değer gözlerin Zühre-i rahşan dan güzelsin güzel Sıdkı der suretim hattın secdegâh Cümle güzellere oldum pişegâh Güzeller tacısın yüzün padişah Yusuf-u kenan’dan güzelsin güzelO yol ki Allaha çıkmaz,ayak incinir Aşınır ilk durakta yürek incinir Bu dünya vehimler,düşler alemi Bir yalana satılır, gerçek incinir Uzakta,uzakta vatanı ruhların Hangi menzile varsan,varmak incinir Her istek ardında bir korku saklar Hasret büyür kavuştukça vuslat incinir Sırları ne bilsin akıl,o sormaya meftun Aynayı tırmaladıkça,mahrem incinir Bir tezgah açmış yol üstünde körlük Elinde kıymeti biçilen sanat incinir Şişeler dağılmış,eczane yıkık İlaçları dökülen,hayat incinir Yitmiş,yok olmuş insanda insanlık Üstünde sema,altında yer incinirselam ve dua edin kardeşlerimsıkıntılar çoğalıyor insanlar nefsine yöneliyor kıyametin alameti gibi artık kimse kimseyi görmüyor herkes kendi derdine düşmüşmaddeten göçürdüler amamaneviyatınızdan göçük vermeyin Kaybettiklerimizi maneviyatla kazanırızMustafa BALCI Araştırmacı Yazar

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: